Kuruyemişin fazla bilinmeyen faydaları Galeri

2011-08-14 00:54:00

AY ÇEKİRDEĞİ Kolesterolü düşürür. -Damar sertliğini giderir. -Fikir işçilerinin ve zayıf kalmış çocukların günde 50 gram yemesi tavsiye edilir. -Cinsel arzuyu artırır. -Kalp ve sinir hastalıklarını önler.. -İdrar söktürür. -Solunum sistemi rahatsızlıklarında iyileştirici etkilere sahiptir. _______________________________________________________________________________________ ANTEP FISTIĞI Günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı,vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabilmektedir. -100 g antepfıstığı vücudun günlük protein,vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının %35“ini karşılayabilmektedir. -Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının riskini azaltır. -Antepfıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus) kullanılabilir. -İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler. -Antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudun dostudur. Bir terkip içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale getirir. -Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır, ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur. _______________________________________________________________________________________ YER FISTIĞININ İçinde bulunan B1 vitamini kan şekerinin yakılması, kalp sağlığının korunması ve öğrenme gibi beyin fonksiyonları için gerekli olan bir vitamindir.Yaşlanmaya karşı vücudu koruduğu gibi alkol ve sigaranın zararlı etkilerini de azaltır. -İçerdiği B3 vitamini kolesterolü düşürür, dolaşımı arttırır, zihni açar. -Kanın pıhtılaşması,... Devamı

Kahvenin yanında su içmek şart mı?

2011-03-23 10:37:00

Neden Türk kahvesinin yanında su içiyoruz, hiç düşündünüz mü? Büyüklerimizin de bir bildiği varmış. Su ve kahve ikilisinin bilimsel açıklamasını Prof. Dr. Birsel Kavaklı yaptı. Kahvede böbrek taşı yapan oksalat maddesi var. Bunu da vücuttan atmanın tek yolu su içmek! Su nasıl bir etki yapıyor? Su çok önemli ama saf haliyle tüketilmesi gerekiyor. “Su yerine kahve içiyorum” demek hiç doğru değil. Bunu sıkça duyuyorum ve cevaben şu soruyu yöneltiyorum: “Peki neden o zaman kahvenin yanında mutlaka su ikram ediliyor, bunu hiç düşündünüz mü?” Ben de düşünmedim. Niye? Kahvede çok oksalat vardır. Bu oksalatı atmak için de su tüketilmesi gerekir. Oksalat böbrek taşı yapar. Ama su içtiğimiz zaman böbreklerimizdeki oksalat su ile yıkanır ve vücuttan atılır. Sadece kahve içenlerin değil tabi, herkesin günde iki litre su içmesi gerekir. Susayınca su içmek yerine diğer sıvıları tüketmek çok yanlış. Açık çay içmek o kadar zararlı değil ama bir kupa kahve içmek içerdiği oksalat nedeniyle zararlı. Çayı kısmen su yerine koyabiliriz ama işin esası suyu su olarak tüketmektir. İçilen çorba günlük su ihtiyacımız içinde sayılmamalıdır. Suyun kalitesi de çok önemli! Nasıl kalitesi? Doğa o kadar kirlendi ki iyi su içmek çok önemli. Suda ve sodada nitrit miktarı az olmadır. Şişe suların satıldığı, pazarlandığı yerlerde sağlık bakanlığının onayı ve denetlemesinin yapıldığına dair belgeler vardır. Bunlara dikkat edilmelidir. Zaman zaman da tüp sularla ilgili olarak salgınlara rastladığımız oluyor. Su vucudumuza ne gibi faydalar sağlar? Su, bağışıklık sisteminin görevi... Devamı

Erkeklerin bırakması gereken 10 alışkanlık!

2010-05-24 12:41:00

Aslında herkes kendine özen göstermeli ama nedense biz erkekler bu konuda biraz daha dikkatsiz oluyoruz. İşte erkeklerin dış görünümünde olumsuz etkiler yapan ve acilen bırakılması gereken 10 alışkanlık: Gevşek oturmak, içki-sigara içmek, daha fazla yemek için egzersiz yapmak, kuru tıraş....Uzayıp giden bu liste erkeklerin vazgeçemediği alışkanlıklardan bazıları.     Aslında erkek-kadın fark etmez, herkes dış görünümüne özen göstermeli. Ama nedense erkekler bu konuda biraz daha dikkatsiz. Beslenmenize dikkat etmediğinizde, egzersiz yapmadığınızda ve özellikle de içki, sigara gibi kötü alışkanlıklarınız varsa kendinize daha çok vakit ayırmalısınız. Askmen.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte erkeklerin dış görünümünde olumsuz etkiler yapan ve acilen bırakılması gereken 10 alışkanlık: İşlenmiş gıdalar atıştırma: İşlenmiş gıdalar vücudunuz için zararlıdır. Sadece kilo almanıza yol açmaz, cildiniz bile bu ürünlere karşı daha hassas olabilir. Un, şeker, margarin gibi beyaz renkli gıdalardan da kaçınmalısınız. Bunları yemek yerine, humusa batırılmış çiğ sebze, taze meyve ya da bir avuç dolusu kuruyemiş yiyebilirsiniz. İçki içmek: Alkolün görünüşünüz üzerinde kısa ve uzun süreli etkisi vardır. Çünkü alkol idrar söktürücüdür, vücudun su kaybetmesine yol açar. Uzun süre günde 2 içkiden fazlası cildinizi kabartır, vücudunuzu süzgün bir hale getirir. Daha fazla yemek için egzersiz yapmak: 20 dakikalık bir gezinti, kalorili yiyeceğin etkisini düşürmez. Her şeyden önce formda kalmak için iyi bir diyet yapmalısınız. Bunun yanında düzenli egzersiz, abur cuburdan uz... Devamı

Patates kızartması bize neler yapıyor?

2010-05-17 11:43:00

Nature Neuroscience ve Psychological Science dergilerinde yayımlanan 'Fast Food' yiyeceklerle ilgili iki farklı araştırmayla, bu tür yiyeceklerin daha önce bilinmeyen olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Kaliforniya’daki Scripps Research Enstitüsü’nde farelerle gerçekleştirilen ilk araştırmada, Fast Food türü gıdaların her tür uyuşturucu gibi, beyindeki kimyasal dengeyi bozduğu anlaşılmış. Hazır gıdalar, insan ve hayvanda geçici olarak rahatlama duygusu veren “ödüllendirme sistemini” (“Reward System”) etkilemekte. Sistem şişmanlara da oyun oynuyor. Mesela ne kadar çok patates kızartması yerlerse, beyin son seferde yarattığı mutluluk duygusunu yaratmak için daha fazla takviye gıda istiyor. Araştırmayı yöneten bilim adamlarından biri olan Paul J. Kenny, farelerin araştırma sırasında yemek yeme kontrolünü tamamen kaybettiklerini söylüyor ki bu da bağımlılığın başlıca belirtisi. Farelere elektroşok uygulandığında bile yemekten vazgeçmemişler. Fareler sosis, yağlı et ve cheescake gibi yiyeceklerle beslenmiş. Araştırmanın başından itibaren şişmanlamaya başlayan farelere, yağlı yiyecek yerine salata ve sebze verildiğinde bunları yemeyerek aç kalmayı tercih etmişler. Araştırma ekibi beyin, seks, abur cubur ve uyuşturucu gibi uyartılara tepki olarak dopamin üretiyor. D2 reseptörünün seks ve uyuşturucu bağımlılığı üzerindeki etkisi uzun bir süredir biliniyordu, son araştırmada D2’nin Fast Food tüketimine de tepki gösterdiği ortaya çıktı. Reseptör aşırı dopamin akışını daha iyi işleyebilmek için yavaşlamakta ve mutluluk duygusunu yaratmak için hep daha fazla abur cuburla uyarılan dopamine ihtiyaç duymakta. Aynı süreç uyuşturucu maddelerde de devreye giriyor. Toronto Üniversitesi psikoloğu Sanford D... Devamı

Aşk acısına karşı ağrı kesici

2010-05-17 11:38:00

Amerikalı bir psikolog ekibinin seksen yedi katılımcıyla gerçekleştirdiği iki araştırma sonucu Paracetamol olarak bilinen ağrı kesincinin sadece baş ağrılarını değil yaralı kalpleri ve incinen duyguları da iyileştirdiği ortaya çıktı. Söz konusu ağrı kesici iki araştırmada da sosyal dışlanma veya reddedilme gibi durumlarda ortaya çıkan olumsuz duyguların etkisini azaltmış. Bilim insanları yine de aşk acısı çekenlerin Paracetamol almalarını önermiyorlar. Ağrı kesicinin bu etkisi ilk önce geniş kapsamlı araştırmalarla kanıtlanması ve daha iyi anlaşılması gerekir diyor Kentucky Üniversitesi’nden Nathan DeWall. Bedensel ağrıların ve sosyal acıların aynı beyin bölgesinde işlendiğinden yola çıkan DeWall, ağrı kesicinin bu yüzden aşk acısına iyi gelebileceğini düşünerek altmış iki katılımcıdan bazılarına her gün 1000mg iki Paracetamol tableti diğerlerine ise etkisiz ilaç plasebo vermiş. Bu şekilde Paracetamol grubundaki katılımcılarda düzelme gözlenirken, plasebo grubunda bir değişiklik yaşanmamış. Yirmi beş kişinin katıldığı ikinci araştırmada Paracetamol grubuna dört tablet, diğer gruba bir plasebo verilmiş. Katılımcılar üç hafta sonra reddedilme duygusunu açığa çıkaran bir bilgisayar oyunu oynarken bilim insanları da manyetik rezonans tomografisiyle beyin etkinliklerini izlemişler. Ağrı kesicinin bu durumda da beynin reddedilmeye karşı daha az reaksiyon göstermesine yardımcı olduğu görülmüş. İki grupta da bedensel ağrı ve sosyal acılardan sorumlu beyin bölgelerinde etkinlik meydana gelmiş, ancak Plasebo grubundaki katılımcıların beyinlerindeki etkinlik çok daha fazlaydı diyor bilim insanları. Anlaşıldığı üzere söz konusu ağrı kesici sosyal dışlanma gibi durumlarda ortaya çıkan sıkıntıları en azından geçici dindirmekte. Bu sorun aynı zamanda saldırgan ve antiso... Devamı

Güzel kadınlar sağlığa zararlı olabilir!

2010-05-04 23:53:00

Yapılan bir araştırma, güzel kadınların "sağlığa zararlı" olabileceğini gösterdi. İngiliz Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan araştırma, güzel bir kadınla sadece 5 dakika yalnız kalmanın, erkeklerde vücuttaki stres hormonu kortizol seviyelerini arttırdığını ortaya koydu. Valencia Üniversitesindeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, 84 erkek öğrencinin her birinden biri kadın, diğeri erkek iki yabancıyla birlikte oldukları bir odada sudoku çözmeleri istendi. Deney sırasında yabancı kadın odadan çıktığında, katılımcı öğrencinin kortizol seviyeleri artmazken, yabancı erkek çıktığında ve erkek öğrenci yabancı kadınla baş başa kaldığında kortizol seviyelerinin yükseldiği gözlendi. Bu yükselişin özellikle söz konusu yabancı kadının "güzel" olduğuna inanan erkeklerde daha fazla olduğu belirlendi. Vücutta fiziksel ya da psikolojik stres altında üretilen kortizol hormonu seviyelerinin yüksek seyrinin, kalp ve şeker hastalıkları ile yüksek tansiyon ve iktidarsızlığı artırabileceğine işaret edildi. Devamı

İlkyardımda hayat kurtaracak adımlar

2010-05-04 23:48:00

İlkyardım, yaşanan kazanın ardından hayat kurtarabilecek adımlardır. Bilinçsizce yapılan müdahaleler, yarardan çok zarar getirilebilir. Ne tür yaralanma ve kazalara nasıl müdahale edilmeli? Erken müdahale gerektiren bir durumun gecikmesine, önemli bulguların kaybolmasına sebep olabilir. Çeşitli bitkisel yöntemler kullanmak da riski artırabilir. Halkın en çok tedavi edebileceğini düşündüğü problemlerin başında yanık ve yaralar bulunuyor. Eskiden beri uygulanan doğru olabilecek yöntemlerin yanında çok yanlış olabilecek yöntemler kullanıldığını da biliyoruz. Örneğin; yaraya, yanığa diş macunu sürme, tükürme, kolonya dökmek çok yanlış yöntemlerdir. Kolonya içinde bulunan alkol yakıcıdır ve doku bütünlüğü bozulmuş bölgede daha çok acıya ve hasara sebep olur. Aynı şekilde tükürmenin de bir faydası yoktur, özellikle yaşadığımız yüzyılda pek çok bulaşıcı hastalık vardır ve bu hastalıkların çoğu da vücut salgılarıyla insandan insana geçmektedir. Her şeyden önce ilkyardım uygulaması yapacak iseniz sakin olmalısınız ve yardımda bulunacağınız kişiyi sakinleştirmelisiniz. Duygusal destek de çok önemlidir. Bulunduğunuz alanın siz ve ilkyardımda bulunacağınız kişi için güvenli olduğundan da emin olmalısınız. Yanan yeri 15 dakika suya tutun Yanıklarda ilkyardım olarak; yanan bölgeye yapışabilecek giysi varsa hemen çıkarılmalıdır. Aynı şekilde yüzük, bilezik gibi takılar da sonrasında ödem oluşabileceği için erken dönemde çıkarılmalıdır. Yanan bölge en az 15 dakika soğuk su altına tutulmalıdır, hastaneye gelirken de yine soğuk su veya buzla gelinebilir. Yanık bölgesinde oluşan kabarcıklar kesinlikle patlatılmamalıdır, üzerine temiz bir bez örtülere... Devamı

Meme kanseri tümörleri yok edildi

2010-03-17 22:44:00

Tümörü "dondurarak öldüren" yeni bir yöntemin, meme kanserinde ameliyatı gereksiz kılabileceği düşünülüyor. Prostat kanserini tedavi için geliştirilen yöntem meme kanseri tümörlerini yok etmeyi başardı. Daily Telegraph'ın haberine göre, bilim adamları, prostat kanserini tedavi için geliştirilen bir yöntemi, 13 hastada deneyerek meme kanseri tümörlerini yok etmeyi başardı. Lokal aneztezi altında yapılan yöntemde, görüntüleme cihazları eşliğinde tümöre küçük iğneler batırılıyor ve eksi 30 derecenin altında soğuk veriliyor. Böylece tümör donarak ölüyor ve ameliyatla tümörün alınması gereği ortadan kalkıyor. "Kreoterapi" olarak bilinen yöntemde daha önce yapılan denemeler, yeterince düşük sıcaklığa ulaşılamadığı için başarısız olmuştu. Yöntem başka araştırmalarda da denenmiş, ancak sadece açık ameliyatta kullanılabilmişti. Başarıyla sonuçlanan yeni yöntemde, deride sadece küçük kesikler oluştuğu ve ağırının asgari seviyede olduğu belirtildi. Yöntemden sonra yapılan biyopsilerde kanserli hücre görülmediği ve 5 yıl sonra da kanserin geri dönmediği bildirildi. Araştırma, Michigan'daki Barbara Ann Karmanos Kanser Enstitüsü tarafından yapıldı ve Girişimsel Radyoloji Derneğinin yıllık bilimsel toplantısında sunuldu. Makaleyi kaleme alan Dr. Peter Littrup, "Kreaoterapi yöntemi, meme kanserinde yeni tedaviler için kapı açıyor ve yöntemin yeni araştırmalarla desteklenmesi gerekiyor" dedi. Birleşik Krallık Kanser Araştırma Enstitüsünden Dr. Kat Arney de, denemenin çok az sayıda hasta üzerinde yapıldığını, yöntemin güvenli ve ameliyata altern... Devamı

Prostat kanserinin ilacı kellik!

2010-03-17 11:08:00

Washington Üniversitesi Tıp Okulu araştırmacılarının 40-47 yaş arasındaki iki bin erkek arasında yaptığı araştırmaya göre 30 yaşına kadar kelleşenlerin prostat kanseri riski daha düşük.         Erken yaşta kel olan erkeklerin prostat kanserine yakalanma ihtimallerinin daha düşük olduğu bildirildi. Washington Üniversitesi Tıp Okulu araştırmacılarının 40-47 yaş arasındaki iki bin erkek arasında yaptığı araştırmaya göre, 30 yaşına kadar kelleşenlerin prostat kanseri riski daha düşük. Cancer Epidemiology dergisinde yayınlanan araştırmada, bu yaşa kadar saçları dökülmüş olanlarla dökülmeyenlerdeki tümör oranları karşılaştırıldı. Bu yaşta tepelerinden kelleşmeye başlayanların prostat kanserine yakalanma riskinin yüzde 29 ile yüzde 45 daha az olduğu belirlendi. Bilim adamları, kelliği erkeklik hormonu testesteron seviyesinin yüksek olmasına bağlıyor. Kelliğe, saç köklerinin çok yüksek düzeyde "dihydrotestosterone"a (DHT) maruz kalmasının sebep olduğu belirtiliyor. Bu kimyasal testesteron tarafından üretiliyor. Birleşik Krallık Kanser Araştırma kurumundan Dr. Alison Ross ise kellikle prostat kanseri riski arasındaki bağlantının hala bilinemediğini belirtti. Devamı

Yediğimiz en zararlı 10 gıda

2010-03-16 15:36:00

Yaşamın temposu yükseldikçe hayatımızı kolaylaştıracak, zamandan ekonomi sağlayacak pek çok imkan yaşamımıza girdi. Bir anlamda insanların yaşam tarzlarına paralel olarak alternatifleri çoğaldı, çeşitlilik arttı. Teknoloji telefonu, arabayı, interneti, televizyonu, patates kızartmasını, konserveyi, salamlı sandviçi, hazır çorbaları, mikrodalgayı getirdi. Beraberinde kiloyu, kolesterolü, kanseri, yepyeni hastalıkları da hayatımıza soktu. Yıllar içinde insanın yemekle olan ilişkisi hızla, sağlık için beslenmeden manevi haz ile çabucak karın doyurmaya dönüşmesiyle beslenme -sağlık ilişkisi iki kardeş olmaktan çıktı. Ancak bu duruma direnç gösteren. Ne yediğinin farkında olarak beslenen, ne yaptığının farkındalığıyla yaşayan insanlar yok değil. Zira bu insanları ciltlerinden, vücutlarından, renklerinden ve duruşlarından tanıyabilirsiniz. ŞEKERLE iLiŞKiNiZi GÖZDEN GEÇiRiN Vücudun yakıtı olarak kabul edilse de şekerin yaptığı tahribat bedeni zamanından önce yıpratır. Şeker pek çok işlemden geçtikten sonra kimyasal maddelerle ağartılarak rafine edilir. Şekerin neden olduğu tahribatlar ise oldukça fazla. Şeker bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor, mineral dengesini bozabiliyor. Karaciğer, migren, asabiyet, uykusuzluk, çarpıntı, yorgunluk yaratıp meme, yumurtalık, prostat kanserine yol açabilmekte. Şeker kalsiyum ve bakır emilimini engeller. Şeker serotonin seviyesini yükseltir bu nedenle kan damarlarını daraltabilir. Krom ve bakır eksikliğine yol açar. Hormonal dengesizliğe neden olabildiği gibi kronik hastalıkların iyileşmesini engeller. Kemiklerin kirecini kemirir B1 vitaminini yok eder... NE YEDiĞiNiZiN FARKINDA MISINIZ? Bu soruların cevabını yazın. Cevapları aşağıdakilerle karşılaştırın - Haftada ne kadar kırmızı et tü... Devamı

Bu kavga çok 'ağır', kesin kalp durdurur

2010-02-10 15:17:00

Sağlığa zararlı imajından kurtulmaya çalışan Amerikan ‘fast-food’ sektörü, sağlıklı yemeğe isyan bayrağı açmış Kalp Krizi ve Kalp Durduran adlarındaki iki ızgara restoranının kavgasıyla çalkalanıyor.   Hamburgerde ‘ağır’ kavga; Kalp Krizi, Kalp Durduran’a karşı! Ünlü ‘’fast food’’ zincirleri, her geçen gün daha ‘sağlıklı’ menüler hazırlama yolunda ilerlerken, Amerikan restoran sektörü sağlıklı beslenmeye isyan bayrağı açmış iki hamburgercinin kavgasıyla çalkalanıyor. ABD’nin Florida eyaletinde bulunan ‘’Heart Stoppers (kalp durduran)’’ adlı hamburgerci ile, Arizona’da bulunan ‘’Heart Attack (kalp krizi)’’ adlı hamburgerci, konseptin patent hakkı yüzünden mahkemelik oldu. Arizona’da bulunan Kalp Krizi restoranının sahibi, Florida’da yakın zamanlarda açılan Kalp Durduran Restoranın kendi fikrini çaldığı gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. MENÜLERİN ADI BAŞKA BİR ALEM Garsonlar yerine hemşirelerin servis yaptığı restoranlarda, oldukça yüksek kalorili hamburger çeşitleri, ‘’single by-pass’’ , ‘’double by-pass’’ gibi isimlerle adlandırılıyor. Kalp Krizi Restoranının 4 Kat By-Pass adlı en büyük hamburgeri ise yaklaşık 1 kilogram et içeriyor ve tam 8 bin kaloriye sahip.     160 KİLODAN AĞIR MÜŞTERİLERE YEMEK BEDAVA ‘’Uğrunda ölmeye değer lezzet’’ sloganına sahip Kalp Krizi Restoranının sahibi Jon Basso, Kalp Durduran Restoranının kendilerine ait 30 figür ve dekor elementini aynen kopya ettiğini savunuyor. Bunlar arasında, restoranın duvarlarında asılı akciğer röntgenleri ile 160 kilodan ağır müşterilere bedava yemek ... Devamı

Tabloya bakın ve ne gribisiniz öğrenin

2009-12-02 23:53:00

Hapşuruyorsanız, öksürüyorsanız ya da burnunuz akıyorsa önce grip tablosuna bakın ve belirtiler domuz gribi diyorsa mutlaka bir doktora başvurun.     Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın 'Kritik eşik 15 Aralık' vurgusunun ardından, hava sıcaklığının düşmesiyle yayılma hızı ve ölümlerin artabileceğini belirten uzmanlar aralık ayında aşılanmayı öneriyor.   Hapşuruyorsanız, öksürüyorsanız ya da burnunuz akıyorsa önce grip tablosuna bakın ve belirtiler domuz gribi diyorsa mutlaka bir doktora başvurun.     İŞTE GRİP BELİRTİLERİ İLE İLGİLİ TABLO   Devamı