Mamutlar 4 yıl içinde aramıza dönüyor!

2011-01-29 13:43:00

Beş bin yıl önce soyları tükenen mamutlar, klon teknolojisi sayesinde 4 yıldan kısa sürede yeniden aramıza dönecek. apon uzman Dr. Wakayama önderliğinde 2008'de keşfedilen yeni bir yöntemle dokulardaki sağlam hücre çekirdekleri tespit edilebiliyor. 16 yıldır donmuş olan bir fare bu yolla klonlanabildi. Kyoto Üniversitesi'nden Akira Kritani yeni yöntemin mamutlara uygulanabileceğini söyledi. Kritani, "Artık tek ihtiyacımız donmuş bir mamuttan yumuşak bir mamut dokusu" diye konuştu. Devamı

Foton Kuşağı Etkisi

2010-08-02 16:47:00

Altı gün içinde Dünya'nın tamamen değişeceği iddia ediliyor Karşımıza çıkan herhangi bir sağlam bilimsel veri yok. Tüm kaynaklarda bilimsel bir kanıtın öne sürülmediğinden bahsediliyor, zira geçerli kanıtlar da yok deniliyor. Elde olan tek şey birkaç bilim adamı ve astronomun tezlerinden ve araştırmalarından ibaret. Zaten bu konu üzerinde araştırmalar yapan bilim adamları da bulundukları yerlerden uzaklaştırılmışlar. Elde olan veriler, bilinen döngünün 26.ooo yıl olduğu, bu geçişin belirtisi olan Schumann Rezonansı'nın değişimi ve Foton Kuşağı içerisinde bulunan yıldızların varlığından ibaret. Açıkça bir kanıt ortaya konulamamış. Foton Kuşağı güçlü elektromanyetik radyasyona sahiplik eden yoğun bir uzay boşluğu ve bazı x-ışınlarını da içermekte. Galaksi içerisine akan manyetik bir ışık olarak ta tanımlayabiliriz.  Edmun Halley tarafından keşfedildi Keşif, ingiliz astronom Sir Edmund Halley'in (1656-1742) günlerinde başlayan Pleiades çalışmalarıyla başladı. Halley, bu yıldız grubundaki 3 yıldızın Yunanlılar tarafından belirtilen yıldızlar arasında bulunmadığını ortaya çıkardı. Yunan astronomlar ya da Halley yanılmış olabilir miydi? 1991 yılında yayınlanan bir makalede sunulan diagrama göre 6 yıldız; Merope, Atlas, Teygeta, Electra, Coeleno ve güneşimiz Pleiades'in bir yıldızı olan Alcyone'nin yörüngesindeler.Daha sonra Halley şu sonuca vardı: Pleiades takımı belli bir hareket sistemiyle ilerliyordu. Bu tez, Frederick Wilhelm tarafından onaylandı. Pleiades, her yüzyıl için 5.5 saniye kesin bir hareketle döngüsüne devam ediyordu. Altı gün içinde Dünya'nın tamamen değişeceği iddia ediliyor Foton Kuşağının merkez alanına girilmesiyle birlikte yaşanılması beklenen fiziksel ilk etkileşimler ... Devamı

National Geographic'in gözüyle Türkiye

2009-09-23 11:26:00

National Geographic'in objektifinden nostaljik fotoğraflar... Bazı fotoğrafların çekim tarihi bazılarının ise fotoğrafçısı ve çekildiği yer bile bilinmiyor.Bazı fotoğrafların çekim tarihi bazılarının ise fotoğrafçısı ve çekildiği yer bile bilinmiyor. Farklı yaşam tarzları, farklı yerler, farklı insanlar... Fakat bütün karelerin ortak noktası: Hatıralarda yer etmiş olmaları... İşte National Geographic'in objektifinden nostaljik fotoğraflar... National Geographic... Devamı

meteor böyle düştü

2008-11-27 17:27:00

            Kanada'ya meteor düştü. Meteor düşerken gökyüzü bir anda gündüz gibi aydınlanırken, şiddetli patlama sesi duyuldu....             Düşen meteorun sebep olduğu aydınlanma, Manitoba ve Saskatchewan eyaletlerinin Alberta sınırına yakın bazı şehirlerinde de görüldü....         Edmonton İlkyardım Koordinasyon Merkezi;nden Pierre Bolduc, şehir sakinlerinden yüzlerce ihbar telefonu aldıklarını belirterek, “merkezi arayanların kimi büyük bir uçağın yanarak düşüp infilak ettiğini, kimi bomba patladığını, kimi de büyük bir yangın olduğunu haber verdiler. Biz de ilkönce şaşırdık ama ilgili yerlerden bilgi gelince halkı rahatlattık" dedi.       Kanada Kraliyet Astronomi Topluluğu üyesi Edmonton;lu gökbilimci Alister Ling, meteorun düşüşünü baştan sona kaydettiğini ve görüntüleri Alberta Üniversitesi bilimadamları ile inceleyeceklerini söyledi.      ...Kanada Kraliyet Atlı Polisi (RCMP) yetkilileri de, ateştopu halinde yere çakılan ve ''meteorit'' haline gelen meteorun büyüklüğü ve özellikleri ile ilgili bilgilerin, Alberta Üniversitesi;nin yapacağı incelemeden sonra kamuoyuna açıklanacağını belirttiler....        Meteor düşerken böyle görüntülendi... ...                                           Meteor düşerken 3 şehir gündüz gibi aydınlandı. O... Devamı

Bunları Biliyormuydunuz

2008-09-27 16:02:00

TERLEMENİN FAYDASI VAR MI?Terlemek vücudumuz için oldukça önemlidir. Öyle ki terleme hem vücudumuzdaki zehirli ve zararlı maddeleri dışarı atar, hem de vücudumuzun ısısını korur. Diyebiliriz ki terleme, adeta klima benzeri bir etki göstererek vücudumuzu serinletir. Eğer terlemeseydik, vücudumuz normal sıcaklığı olan yaklaşık 37 dereceyi muhafaza edemezdi. Sürekli ısınırdı ve vücut sıcaklığımız çok artardı. O zaman da hayatımız tehlikeye girerdi. İyi ki vücudumuza yaratılıştan yerleştirilmiş olan bu mekanizma var ve hiç durmadan bizim için çalışıyor. Terlemenin önemi hayati ama bir de şikayetlere sebep olan kokusu var. Terlemenin faydalı tarafını görebilmenin en iyi yolu ise ter kokusundan rahatsız olmamak ve rahatsızlık vermemek için vücut temizliği konusunda hassas davranmak.GÜNEŞTE KARPUZ SOĞUTULUR MU?Piknikte karpuz soğutmanın en iyi yolu, karpuzu ikiye kesip güneşe koymaktır. Çünkü karpuzun yüzeyindeki su tanecikleri buharlaşmak için karpuzdan ısı alır. Böylece mevcut ısısı azalan karpuz soğumuş olur. Tıpkı elimize döktüğümüz kolonyanın buharlaşırken bizi serinletmesi gibi. Tabiî karpuzun üzerindeki su tanecikleri buharlaştıktan sonra hala güneşte bırakmaya devam edersek, tekrar ısınmaya başladığını görürüz.METAL Mİ DAHA SOĞUK TAHTA MI?Özellikle kış aylarında vücudumuzun sıcaklığı yaklaşık 37 derece iken, oda sıcaklığı yaklaşık 20 derece olur. Tabiî odadaki eşyalar da oda sıcaklığındadır. Ancak dokunduğumuzda, eşyalarımızın metal kısımlarını tahta kısımlarına göre daha soğuk hissederiz. Çünkü iyi bir iletken olan metal, hemen bizden ısı almaya başlar. Elimizde ısı kaybı olur ve elimiz üşür. Biz de metali daha soğukmuş gibi hissederiz. Ama tahta kısmı tuttuğumuzda tahta, metalin tersine kötü bir ... Devamı

Ceviz ağacı, aspirinini kendi üretiyor

2008-09-27 15:55:00

Ceviz ağaçlarının, kuraklığın ya da aşırı sıcakların etkilerini en aza indirmek için aspirine benzer bir "ilaç" salgıladığı ortaya çıktı.Amerikan Atmosfer Araştırmaları Merkezinden Thomas Karl, ateş ya da iltihaba karşı aspirin alan insanlardan farklı olarak bitkilerin, biyokimyasal savunmayı canlandıran ve zararları en aza indiren proteinlerin oluşumunu sağlayarak, kendi aspirinlerini üretme becerileri bulunduğunu belirtti.Karl, yapılan ölçümlerin, ceviz ağaçlarının kuraklığa, aşırı sıcaklara ya da başka stres etkenlerine tepki verdiğinde büyük miktarda bu kimyasal maddeden salgıladığını gösterdiğini ve bunun atmosferde saptanabildiğini söyledi.Bilim adamları uzun zamandır, bitkilerin laboratuvar ortamında, aspirinin bir tür kimyasal şekli olan metil salisilat üretebildiğini biliyordu. Ancak bugüne dek ekosistemde bu madde saptanmamış ve bitkilerin atmosfere metil salisilat yayıp yaymadığı araştırılmamıştı.Böylece bitkilerin çevreye tepkisi ve bitkilerin hava kalitesine etkisine ilişkin yeni araştırmaların yolu açılmış oldu. Bu olayın, ayrıca çiftçilere ürünleri konusunda da ipucu verebileceği belirtildi. Devamı

Yağmur yağdıktan sonra neden toprak kokar, veya gerçekten koklad

2008-09-27 15:51:00

Yağmur sonrası hissedilen güzel kokuların bir kaynağı, toprakta yaşayan Actinomycetes grubu içinde yer alan bazı bakterilerdir. Toprakta yaşayan en küçük canlılardan olan bu bakteriler, en çok nemli ve karanlık ortamlarda gelişirler. Çevre koşullarının gelişmeleri için uygun olmadığı kurak dönemlerdeyse spor adı verilen özel yapılar üretirler. Sporlanma, bazı bakterilerin kendilerini olumsuz koşullarda korumalarını sağlayan bir özelliğidir. Yağmurdan sonra duyduğumuz kokunun nedeni de bu sporlardır. Daha önce oluşmuş bu sporların kokusunu hava kuruyken duyamayız; ancak yağmur yağdığında duyabiliriz. Çünkü yağmur damlaları yere düştüğünde, toprakta önceden birikmiş bir miktar yağmur suyunun da yardımıyla sporların havaya fırlamasına neden olur. Yağmur nedeniyle havada çoğalan nem, bu sporların kokusunun burnumuza kadar ulaşmasına neden olur. Yani aslında kokunun kaynağı toprak değil, toprakta yaşayan bu bakterilerdir. TÜBİTAK... Devamı

Kendiliğinden Yanan İnsanlar

2008-09-25 18:30:00

Dünyadaki en büyük esrarlardan bir tanesi de hiçbir sebep yokken yanıp kül olan insanlar. Evet bu size çok tuhaf gelebilir ancak yüzyıllardan beri hiçbir sebep yokken durduğu yerde yanıp ölen insan vakaları oluşmakta ve bunun nedeni de bugüne kadar çözülemeyen bir esrardır. İşin en anlaşılmaz tarafı da insanın yanıp kemiklerinin bile kül haline geldiği bir ortamda etrafta bulunan eşyaların hatta bazı vakalarda yananın üzerindeki elbiselerin bile hiçbir hasar görmediğidir. Tıbben bir insanın yanabilmesi bilhassa kemiklerinin kül haline gelebilmesi için çok yüksek bir ısı (1500 derece santigrad) Birde bu ısının uzun bir zaman devam etmesi gerekir (en az iki saat). Avrupada ve Amerika da son zamanlarda ölen insanlar gömülmeyip (Crématoire) denen yüksek ısılı elektrik fırınlarında yakılıp külleri küçük bir vazoya konup saklanmaktadır. Bu fırınlarda bile ısı 2000 dereceye yaklaşmakta ve tam kül olması üç - dört saat sürmektedir. 1731 senesinde akşam yatağına yattan ve uykuya dalan bir kadın ertesi günü sabah odasına kendisini uyandırmaya gelen hizmetçisi tarafından feci bir şekilde yanarak bir kül yığını haline gelmiş olarak bulunmuştur. Odanın her yeri is ve kurum içindeydi ve küller her tarafa uçuşmaktaydı. Fakat yatağından 1.5 metre ötede yanan kadın kül yığını haline geldiği halde ne yatağı ve çarşafları nede odanın mobilyaları hasar görmemişti. Yetkililer çok ayrıntılı bir araştırma yapmışlar fakat yanmanın sebebini bulamamışlardır. Zira odada yangın çıkması için sebep yoktu ne ateş vardı nede ateş çıkaracak bir şey. Odada ki eşyalar hatta yatak çarşafları bile hiç yanıksız duruyorlardı. Bu sonradan kayıt altına alınmış " kendinden yanma" olayları arasında ilk örnekl... Devamı

Bu gece gökyüzünde şenlik var

2008-08-12 11:31:00

 Gökyüzü, bugün, "yıldız kayması" olarak da bilinen meteor yağmurlarına sahne olacak. Gökyüzü meraklıları, perseid meteor yağmurlarını Ankara Üniversitesi (AÜ) Ahlatlıbel Rasathanesi'nde düzenlenen etkinliklerle de izleyebilecek. Bugünkü gökyüzü şöleninde, saatte ortalama 80 meteorun gözlenebileceği tahmin ediliyor. AÜ Rasathanesi yetkililerinden alınan bilgiye göre, halk arasında "kayan yıldızlar" ya da "akan yıldızlar" olarak bilinen gök taşları, gök bilimin en çok ilgi çeken konularından birini oluşturuyor. "Gök taşı yağmuru" da denilen bu gökyüzü şöleni, gökyüzü meraklıları için keyifli anlar yaşatırken, Dünya için bir tehdit oluşturmuyor. Perseid gök taşı yağmuru, Swift-Tuttle kuyruklu yıldızı tarafından bırakılan kalıntıların içinden Dünya'nın geçmesi sonucu oluşuyor. Atmosfere çok büyük hızlarla çarpan parçacıklar yanarak, yıldız kayması denilen meteor yağmuru olayının gerçekleşmesine neden oluyor. Atmosferde yanan meteorun bıraktığı izler, gökyüzünde tek bir bölgeden geliyormuş gibi görüldüğünden, meteor yağmurları, saçılma noktaları denilen bu bölgede bulunan takım yıldızlara göre adlandırılıyor. Perseid yağmurunda, radyant noktası Kahraman (Perseus) takım yıldızı doğrultusuna denk geldiğinden eğer bir kayma olayı başından sonuna kadar izlenmek istenirse bu doğrultuya bakılması gerekiyor. Uygun koşullarda, saatte 80'e varan sayılarda gözlem yapılması mümkün.RASATHANEDEN DAVET AÜ Ahlatlıbel Rasathanesi, Perseid meteor yağmuru gözlemi için bugün bir etkinlik düzenliyor. TÜBİTAK'ın desteğiyle düzenlenen ve katılımın ücretsiz olduğu etkinlikte, teleskoplarla ve çıplak gözle gökyüzü ... Devamı

GÖKYÜZÜNDEKİ BİR ÇİFT GÖZ

2008-08-04 20:54:00

Erzurum'da sabah namazı vaktinde gökyüzünde beliren bir çift göz görenleri şok etti. sıradışı görüntüler bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla işte böyle görüntülendi..    * Devamı

BİR BAYRAK RÜZGAR BEKLİYOR!

2008-02-29 17:10:00

Şehitler tepesi boş değil, Biri var bekliyor. Ve bir göğüs, nefes almak için; Rüzğar bekliyor. Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye; Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye? Destanını yapmış,kasideye kanmış. Bir el ki;ahretten uzanmış, Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler! Öpelim temizse dudaklarımız, Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız. Rüzğarını kesmesin gövdeler Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler. Geri gitsin alkışlar geri, Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri! Ona oğullardan,analardan dilekler yeter, Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin, Gel süngülü yiğit alkışlasınlar Şimdi sen söyle söz senin. Şehitler tepesi boş değil, Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzğar bekliyor! Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin; Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye Yattığı toprak belli, Tuttuğu bayrak belli, Kim demiş meçhul asker diye?...                                                        Arif Nihat ASYA... Devamı

Betonla kapatılan kuyular açılıyor!

2008-02-11 11:44:00

Türkiye'nin güçlenmesini istemeyen yabancı şirketlerin kuyuları bilerek kapattığı yıllardır söylenir. Ekonomik açıdan verimli olmadığı iddia edilen kuyular yeniden açılacak.              #haberImage { float: right; margin: 0 0 4px 8px; } #haberImage img { border: solid 1px #900; width: 272px; height: 204px; } #nealsak { border: solid 1px #990; width: 272px; height: 204px; background: url(http://image.haber7.com/ads/nealsak/market-bg.jpg) no-repeat; cursor: pointer; }   #bannerCorp { width: 272px; height:260px; border: solid 1px #909; text-align: center; padding: 10px 0 0 0; } İsmail ALTUNSOY'un haberiResmî makamlar ise 'kuyuların ekonomik açıdan verimli olmamasını' kapatmaya gerekçe gösteriyor. Ancak son dönemde artan petrol fiyatları, verimsiz küçük kuyuları bile cazip hale getirdi. Geçmişte yatırıma değer bulunmayan bölgeler, petrol 100 dolara dayanınca kıymete bindi. Yabancı şirketler, kapatılan kuyuları yeniden açmak için Türk Petrol Kanunu'nun çıkmasını bekliyor. Bir İngiliz firması, Batman'ın Batı Raman bölgesindeki 1,1 milyar varillik ağır petrol (işlenmesi zor) rezervine şimdiden talip. Shell'den Petrol Ofisi'ne kadar 28 büyük markanın üye olduğu Petrol Platformu Derneği, Türkiye'deki denizlerin yüzde 99'unda, toprakların yüzde 80'inde bugüne kadar arama yapılmadığına dikkat çekiyor. Genel Sekreter Murat Yazıcı, hem eski kuyuları açmak hem de yeni arama için birçok firmanın sırada beklediğini kaydediyor. Shell, BP, Petrol Ofisi, Eni, Çalık, Turcas, Tekfen, StatoilHydro, Total gibi yerli-yabancı önde gelen 28 petrol şirketinin üye olduğu Petform, 8 yıl önce kuruldu. Petform'a göre 'Türkiye'de petrol yok' demek doğru değil. Genel Sekreter Yazıcı, konuya açıklık getiriyor: "Petrol var veya yok demek için, bu alanların büyük bölümünün aranmış olması gerekiyor. Dünyada her yıl 20... Devamı