Bu klavye ile Q ve F klavye sorunu da çözülmüş olur. Tabii biraz pahalı bir çözüm. Düşünün oyun ya da photoshop benzeri bir program açtığınızda klavyeniz o programa özel hale geliyor devamı>>>
Domuz gribi aşısındaki gizli tehlike
İngiltere’
de bin 500 hemşire ile yapılan bir araştırmada hemşirelerin
üçte birinin domuz gribi yaptırmak istemediği, yüzde
33’ ünün kararsız,yüzde 37’ sinin aşıyı
yaptırmak istedikleri ortaya çıktı.
Aşıya karşı çıkanların yüzde
60’ ı buna sebep olarak aşının yan etkilerini göstermişler.
Bu araştırma doktorlar arasında yapılmış olsaydı sanırım sonuç
bundan pek de farklı olmazdı.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta aşının hem
gerekliliğine hem etkinliğine ve hem de yan etkilerine karşı ciddi
endişeler var.
Her
şeyden önce domuz gribinin her yıl görülen olağan grip
kadar öldürücü olmadığı ortaya çıktı. Olağan
gripten her sene 250-500 bin kişi ölürken, domuz gribinden
tüm dünyada ölen insan sayısı 1.500 kadar. Bir başka
deyişle domuz gribinden ölüm ihtimali binde 4.
İkincisi
domuz gribi aşınsın ne ölçüde koruyucu olacağı bu
aşamada kesin olarak bilinmiyor. Domuz gribi ciddi bir mutasyona
uğrarsa aşının etkinliği de o nispette azalacak ve hatta belki de
tamamen etkisiz kalacak.
Üçüncüsü de
domuz gribi aşısının çok ciddi yan etkileri olabileceği ileri
sürülüyor. Bugün bu aşısının ülkemizde
hiç dile getirilmeyen çok önemli bir sakıncasından
bahsetmek istiyorum.
Grip aşılarına tıp dilinde adjuvan adı
verilen ve vücudun aşıya daha fazla tepki vermesini sağlayan
maddeler ekleniyor. Alüminyum ve skualen bunlar içinde en
çok kullanılanlar.
Aşılara adjuvan eklenmesi teorik olarak
mantıklı, çünkü bu sayede kısa zamanda az sayıda
virüsle aşı üretmek ve böylece de daha az virüs
antijeni ile daha çok insanı aşılamak mümkün oluyor.
Ancak
bu işlemin çok tehlikeli yan etkileri var. Bu sebeple de
Avrupa’ da üç çeşit aşıda skualen kullanılıyor
olsa da Amerika’ da bu maddelerin aşılara eklenmesine kesinlikle
müsaade edilmiyor.
Oysa medyada domuz gribi aşısı
üreten şirketlerin en az ikisinin (Novartis ve GlaxoSmithKline),
hazırladıkları aşıda adjuvan kullanacakları haberleri yer aldı.
İYİ SKUALEN KÖTÜ SKUALEN
Skualen
aslında vücudumuz için yabancı bir madde değil. Karaciğerde
yapılıyor ve kolesterol metabolizmasında da rolü var, sinir
siteminde ve beyin dokusunda bulunuyor. Skualen ayrıca zeytinyağı,
köpekbalığı karaciğeri ve birçok doğal besin desteğinde var
olan ve antioksidan özelliklere sahip bir yağ molekülü.
İsterseniz buna ‘iyi skualen’ diyelim.
Vücuda
enjekte edilen skualenin ise karaciğerde sentez edilen veya besinlerle
alınan skualen gibi faydalı değil, aksine oldukça zararlı
olduğunu gösteren pek çok bilgi var. Bu yüzden
isterseniz ona da ‘kötü skualen’ diyelim.
İyi skualen ve kötü skualen arasındaki en önemli fark bunların insan vücuduna giriş yolları.
Skualen
besinlerle sindirim sisteminden vücudumuza girerse hiçbir
sorun olmuyor, ama bunun aşılarda olduğu gibi derialtına veya kas
içine zerk edilmesi bağışıklık sistemini vücuttaki tüm
skualene saldıracak şekilde harekete geçmesine yol
açabiliyor.
Bağışıklık sistemi vücutta sinir
sisteminde tabii olarak bulunan ve sağlıklı bir hayat için elzem
olan ‘iyi skualen’ de dâhil tüm skualen
moleküllerini tahrip etmeye başlayabiliyor.
Körfez
Savaşı’ na katılan sayısız Amerikalı askerde ortaya çıkan
ve Körfez Savaşı Sendromu adıyla bilinen hastalığın da bu kişilere
yapılan ve skualen ihtiva eden şarbon aşısından kaynaklanabileceği
düşünülüyor.
Körfez Savaşı Sendromu,
vücudu tahrip eden oto-immun bir hastalık. Bu kişilerde eklem
iltihabı, kas ağrıları, deri döküntüleri, lenf
bezlerinde büyüme, kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları,
vücuttaki kılların dökülmesi, iyileşmeyen deri yaraları,
hafıza kaybı, sara nöbetleri, kansızlık, ruhsal ve sinirsel
problemler, nefes darlığı, kronik ishal, gece terlemesi, ateş ve daha
pek çok rahatsızlık gelişiyor.
Burada vurgulanması gereken
çok önemli bir şey de bu hastalığın çok müphem
belirtilerle başlayıp uzun bir sürede (yıllar içinde)
gelişmesi. Bu sebeple de skualenin birkaç haftalık dönemde
herhangi bir yan etki göstermemesi onun güvenilir olduğunun
bir kanıtı değil.
Savunma Bakanlığı skualen ile Körfez
Savaşı Sendromu arasındaki ilişkiyi reddetse ve bunun başka sebepleri
(sinir gazları, kimyasal silahlar, zehirli gazlar, uranyum…)
olabileceğini iddia etse de, bu hastalığa tutulan askerlerin yüzde
95’ inin kanlarında skualene karşı antikorlar oluştuğunun
gösterilmesi her şeyi apaçık ortaya koyuyor.
Tavşanlarda
yapılan araştırmalarda da tek bir kez zerk edilen skualenin bile
oto-immun bir hastalık olan romatoit artrite sebep olduğunun
belirlenmesi de bunu destekleyen bir başka kanıt.
Domuz Gribiyle ilgili her gün yeni bir iddia ve haber herkesin kafasını karıştırıyor. TGRT Haber'in dün akşamki "Domuz Gribi Aşısı öldürebilir" adlı haberi endişelerimizi bir kat daha artırdı.